Yılın 364 günü mutsuz, 1 gün 6 saat’i mutluyumdur.
6 saat, 9 Haziran’ın son 6 saatine, 1 gün ise 10 Haziran’a tekabül eder.
İnsanlar beni tam da bu zaman aralığında hatırlar, sever, bütün sorumluluklarını yerine getirir bütün iyi şeyleri yapar, beşerice değer verir, 11 Haziran’da geri almak üzere bana iyi dileklerini sunarlar.
Ve sonra bir daha hiç konuşmayız.
Bu ortalama bir yıldır.
Ortalamanın üstünde farklı bir yılı ele alalım bir de.
Yılın 215 günü mutsuz, 150 günü mutluyumdur.
Herhangi bir hastalıklı/kumral/ipodlu/koşunca nefesi kesilen/hızlı yürüyünce kalp atışları bozulduğu için hep geç kalan/yarım kalan/yarım bırakılan/tamamlamak için geç kalınan bir kız için bu normaldir.
Ama ben insanlara seneler boyu herhangi bir kız olmadığımı anlatmaya çalıştım desem yalan olur çünkü onlar anlasın diye bekledim, ama insanlar olmayan bir şeyi nasıl anlasın! 3.dereceden bir fonksiyonun birinci dereceden türevinin sıfır olmasını anlayamazsın çünkü bu mümkün değildir. Ben 3.dereceden bir fonksiyonum, ve bu yüzden birinci dereceden türevim sıfır değil. Ve inan bana birinin dördüncü dereceden türevimi almasına izin veremem, bu canımı çok acıtır.
Ama tabii ki o benim birinci dereceden türevimi aldığında o “150 days of eda”nın 100 gününü yaşıyorduk. Son 50 günde yavaş yavaş ikinci dereceden türevimi aldı. Ben başka eşitliklerin yanına taşındım yavaş yavaş. Üçüncü dereceden türevimi alırken biraz canım yandığında eşitliğimi tamamen terkedip o denklemden çıktım. Sonra o başka fonksiyonlara geçti. Ben de önce birinci dereceden integralimi aldım. Şimdiyse ikinci dereceden integralimi alıp asıl halime dönmeye çalışıyorum ama hiçbir şey yardımcı olmuyor.
Çünkü insanlar beni fonksiyon halimle kabul etmiyor, benim eşitliğim hep değişiyor.
Çünkü insanlar bana sahibi olmadığım giysiler giydirmeye çalışıyor.
Ama ben sıfır olmak istemiyorum.
Sonra beni yılın bir günü hatırlıyorlar.
Ve sonra bir daha hiç konuşmuyoruz.