shin shin to.

  • “ağladığımda yağmur yağar. 
    ben ağlıyorsam, hava kararır.
    ben ağlıyorsam, güneş kaçar.
    ben ağlıyorsam, camlar buğulanır.
    yağmur yağıyorsa, ben ağlarım.
    ben yağmur kadınım.”
  • uyuryazarım. bir tek uykumda yazarım. sen yanımdayken uyuyormuş gibi rahatım, o yüzden konuşabiliyorum ya seninle zaten. seninleyken her şey rüya, sen yokken uyanığım. 
  • “…and so my crazy dream continues, i wish i could wake up in the middle of it.”
    ah aptal, uyanırsan ne olacak biliyor musun? uyanışın bisikletten düşer gibi olacak, kanayacak kolların. çok yüksekten düşeceksin ve artık çocuk değilsin sen, eskisi gibi yeni baştan denemiyorsun her şeyi, 5 yaşındaki kız değilsin ki düşüşünün ardından kırmızı bisikletine geri koşasın? 
  • “high hopes” bisikletin simgesidir. klibindeki bisiklet süren adamı hiç unutamayışın, hem bisikleti hem de high hopes’u çok sevişindendir. ve çimen daha yeşilken, sen o çimenlerin üzerinde güneş gözünü alıyor diye gözlerini açamıyor ve bundan zevk alıyorken, tabii ki etraf arkadaşlarınla doluyken, mucizeler gecesinde sarhoş olurken, sonsuz nehir sonsuza dek akarken nereden bilebilirdin ki söken şafağın yaşamını sonsuza dek değiştirebileceğini?
  • gökten yağmur damlaları düşüyor ama ağlamamak için feci direniyorsun. sarı yaprakları arıyorsun, ölen kelebekler göğsüne tak tak vursun istiyorsun ama hayal bile göremiyorsun.
  • güneşim sana yol gösterenim, geceyim görmeni engelleyenim.
  • vampirsen kanın, zombiysen canın.
  • öyle komik ki candy, sen vampir de değilsin zombi de. öleceksin ve bir kere öleceksin, ikincisi olmayacak. doğumun ilk mucizendi, ölümün üçüncü. ikinci mucize olan aşkı öyle bir ıskaladın ki “ıskaladım” diyemedin, ikinciden saydın. göğsünü deldi geçti, arkasından bakakaldın.
  • yüzüne güneş yağıyor.
    ağlayamıyorsun.
    yağmur kadın, susuyorsun. 

  1. eddvader posted this